Julianus Sütunu (Belkıs Minaresi)

Julianus Sütunu (Belkıs Minaresi)

📍 Ankara, Altındağ📅 Roma
Müze

Açıklama

Julianus Sütunu (Belkıs Minaresi), Roma İmparatoru Julianus’un Ankara ziyaretini anmak için dikildiği düşünülen, Ulus’ta yükselen anıtsal bir Roma dönemi sütunudur.

Hikaye

Julianus Sütunu, yerel halkın ağzında Belkıs Minaresi adıyla anılsa da, aslında Ankara’nın Roma geçmişini bugüne taşıyan en dikkat çekici anıtlardan biridir. Ulus’ta Anafartalar Caddesi ile Çankırı Caddesi’nin kesiştiği noktanın hemen yakınında yükselen bu tekil sütun, kalabalık şehir hayatının ortasında adeta başka bir çağın işaretçisi gibi durur. Yanından geçen pek çok kişi onu yalnızca eski bir taş direk zanneder; oysa bu sütun, 4. yüzyılda Roma İmparatoru Julianus’un Galatya eyaletine, yani bugünkü Ankara’ya yaptığı seferle ilişkilendirilir. Tarihi kaynaklara göre Julianus, Pers seferi sırasında Ankara’da konaklamış ve kenti imparatorluk güzergâhında önemli bir durak haline getirmiştir. Sütunun, bu ziyareti onurlandırmak amacıyla dikildiği düşünülür. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki yapı, bir kaide üzerine oturan gövdeden ve muhtemelen geçmişte daha süslü olan, günümüze sadeleşmiş bir başlıktan oluşur. Üzerindeki izlerden, sütunun zaman içinde hem doğal yıpranmaya hem de insan müdahalelerine maruz kaldığı anlaşılır. Belkıs Minaresi adı ise, sütunun Orta Çağ ve Osmanlı dönemlerinde işlevi unutulup çevresindeki yapılarla birlikte algılanmaya başlamasıyla ortaya çıkar. Ankara’da eski yapılara çoğu zaman efsanevi veya dini çağrışımlı isimler verildiğinden, halk bu Roma kalıntısını da minareye benzetmiş ve efsanelerle ilişkilendirmiştir. Böylece sütun, hem antik Roma mirasını hem de kentin sözlü kültürünü aynı bedende taşır hale gelmiştir. Ziyaretçi için Julianus Sütunu’nun en ilginç yanlarından biri, etrafındaki modern dokuyla kurduğu tezat ilişkidir. Bir yanında iş hanları, diğer yanında trafik ve günlük koşuşturma vardır; ama sütun, tüm bu hareketin ortasında sakin ve zamansız duruşunu sürdürür. Gün içinde farklı saatlerde sütunun gövdesine vuran ışık değişir, taşın rengi sabah yumuşak, öğle saatlerinde daha sert ve keskin tonlara bürünür. Yakına gidip yüzeydeki aşınmaları, küçük kıvrımları ve taş bloklar arasındaki derzleri incelediğinizde, 1600 yılı aşkın bir süredir ayakta kalmanın izlerini görebilirsiniz. Bugün Julianus Sütunu, çevresindeki bilgi panoları ve düzenlemelerle birlikte kısa ama yoğun bir tarih molası sunar. Ulus bölgesini gezen, Ankara Kalesi’ni veya Roma Hamamı’nı ziyaret edenler için buraya uğramak, kentin katmanlı tarihini daha iyi kavrama fırsatı verir. Birkaç dakikalık duraklama ile bile, bu tek sütunun ardında imparatorluklar, seferler, inançlar ve halk hikâyeleriyle dolu uzun bir geçmişin saklandığını hissetmek mümkündür.

Ziyaret İpuçları

  • Julianus Sütunu'nu ziyaret ederken, en iyi fotoğrafları çekmek için sabah veya akşam saatlerini tercih edin; gün ışığı bu anıtın detaylarını daha iyi vurgular.
  • Anıtsal sütunun etrafındaki alanda yürüyüş yaparak çevredeki tarihi yapıları da keşfetme fırsatını yakalayabilirsiniz.
  • Ziyaretiniz sırasında yerel kafelerde mola vererek, Türk kahvesi veya çayınızı yudumlayabilir ve çevrenin atmosferini daha iyi hissedebilirsiniz.
  • Anıtın tarihini ve önemi hakkında bilgi edinmek için önceden araştırma yaparak, ziyaretinizi daha anlamlı hale getirebilirsiniz.

Fotoğraflar

Yükleniyor...